Yazabilen Ama Okuyamayan Bir Adamın Eseri: Bellek Defteri

Kanada'nın en önemli polisiye yazarlarından Howard Engel, bu kitabı kaleme aldığı sırada alexia sine agraphia adlı tuhaf bir hastalık ile mücadele ediyordu.

''Evli olmadığınızı mı söylüyorsunuz?''  diye sordu hemşire.
''Yemin ederim, ne şimdi ne eskiden.''
''şey, çok tuhaf.''
''Tuhaf olan ne? Evliliği kafama pek takmamışımdır. Artık zorunlu mu yoksa?'' 

Kanada'nın en önemli polisiye yazarlarından Howard Engel, elinizdeki kitabı kaleme aldığı sırada alexia sine agraphia adlı tuhaf bir hastalık ile mücadele ediyordu. Kişinin okuma yeteneğini elinden alan, fakat yazma yeteneğine herhangi bir zarar vermeyen bu hastalık, yazarın 1980'den bu yana yazdığı Dedektif Benny Coperman serisinin son kitabına da ilham verdi.

Yazar Engel ile karakteri Dedektif Benny Cooperman'ın kader ortaklığı yaptıkları Bellek Defteri, bu yüzden serinin en sürprizli ve en ilginç macerası olarak öne çıkıyor.

Kitaba bir sonsöz ile katkıda bulunan ünlü nörolog Dr. Oliver Sacks ise, yazar Howard Engel'in bu zorlu hastalık karşısında verdiği mücadeleyi anlatıyor.

''Seninle konuşmak güzel Martha. Seni özledim. Bir doz Martha'ya ihtiyacım var.''
''şimdi sen anlat! Sana ihtiyacım varken, nerelerdeydin?''
''Senin kimseye ihtiyacın yok Martha. Sen tek başına köklü bir kurumsun.'' 



Kütüphanenizde Olması Gereken Kitaplar MutluMikrop Shop'ta!

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
Feelings Run Faster

“Eğer kahve çekirdekleri Türkiye’de yetişmiyorsa, nasıl Türk kahvesi olur?”, “Hayatımın en kötü anlarını anımsarken neden mutlu hissediyorum?” Yankı Yazgan’ın kaleminden, benzersiz bir eser daha…

27 Mayıs’tan Geriye Kalanlar: Elli Kelime

27 Mayıs’ın en kara günlerinde, Yassıada’nın taş duvarları ardında elli kelimelik mektuplar yazılıyor, elli kelimelik mektuplar bekleniyordu. Çünkü “onları orada tutan güç” yalnız buna izin veriyordu.

Kalp Çarpar Beyin Böler

Beyin ve kalp, insanın ruh hallerini anlatır. Peki, kalbimizi ve beynimizi ne kadar iyi tanıyoruz?