Organik Almaya Değer mi?

Yeni araştırmalar organik tarım ürünlerinin ve etin sıradan muadillerinden gerçekten daha besleyici ve daha sağlıklı olup olmadığını sorguluyor.

Standford Üniversitesi’nden araştırmacıların yürüttüğü bir çalışma organik ürünlerin sıradan ürünlerden her zaman daha besleyici olmadığını ve hastalıklara yol açan E. koli bakterisi gibi mikroplara karşı aynı derecede dayanıksız olduğunu iddia ediyor.

Bulgular yaygın inanışa ters düşüyor. Organik yiyecekler insan yapımı zirai ilaçlar olmadan ya da antibiyotikler ve hasatı artırmak için büyüme hormonları fazla kullanılmadan üretiliyor; organik tarım yapan çiftçiler doğal gübre kullanıyor ve besi hayvanlarını daha açık alanlarda yetiştiriyor. Bazı üreticiler tüm bunların daha sağlıklı ve bazen daha besleyici ürünler elde edilmesinin ana nedenleri olduğunu söylüyor.

Organik besin alan tüketiciler, üzerinde organik etiketi bulunan ürünler için iki katı fiyat ödemeye razıydı. Ancak Annals of Internal Medicine’de (Uluslararası Tıp Yıllıkları) yayınlanan son araştırma sonuçları tüketicilerin paralarını boşa harcamış olabileceklerini gösteriyor. Standford’da tıp bölümünde öğretim üyesi olan Dr. Crystal Smith-Spangler,“Organik yiyeceklerin diğerlerinden daha sağlıklı ya da besleyici olduğuna dair güçlü kanıtlar bulmadık” diyor. “Ve organik yiyecekler ile sıradan yiyeceklere bakteri bulaşma riski yakın olduğundan tüketiciler besin kaynaklı hastalıklar bakımından bir çeşit yiyeceğin diğerinden daha az risk taşıdığını ya da daha güvenilir olduğunu varsaymamalı” diye ekliyor.

Yeni çalışmaları kapsamında Smith-Spangler ve iş arkadaşları iki farklı kategorideki araştırmaları değerlendirdi. Değerlendirilen 17 araştırma organik besin tüketenler ile sıradan besin tüketenlerin sağlık durumlarını karşılaştırırken, 223 araştırma da bu yiyeceklerin temel vitaminler, mineraller ve yağlar da dahil olmak üzere besin değerlerini ele alıyordu.

Besin içeriği bakımından fazla bir fark bulunmamasının yanında organik ürünlerin diğerlerinden %30 daha az tarım ilacı kalıntısı barındırdığını ortaya koydu. Organik tarım yapan üreticilerin haşerelere karşı yapay kontrol ürünlerini daha az kullandığı göz önünde bulundurulduğunda, bu sonuç anlaşılır oluyor. Ne organik ürünler ne de sıradan ürünler güvenilirlik sınırını aşan düzeyde tarım ilacı görülmedi. Ve organik et ile sıradan etlere bakteri bulaşma ihtimalinin eşit ve çok düşük düzeyde olmasına rağmen, organik tavuk ve domuzların sıradan ürünlerle kıyaslandığında antibiyotiklere karşı dayanıklı (dayanıklılık aşırı miktarda ilaç kullanımının belirtisi) bakterilere ev sahipliği yapma ihtimalinin %30 daha az olduğu ortaya çıktı.

Smith-Splangler’ın araştırma ekipleri tüm yiyecekleri iki gruba ayırdı: organik ve sıradan. Bu yüzden hem organik tarım/hayvancılık yapan hem diğer üreticilerin kişisel üretim tarzlarının farklılık gösterebileceğinin altını çizdiler. Ancak, genel olarak organik ürünlerin daha besleyici olduğu iddiası için fazla destekleyici bulgu edinilmedi.

Buna rağmen, araştırmacılar organik süt ve tavuğun kalp hastalığı riskini azaltan ve balıkta da bulunan sağlıklı bir yağ olan omega-3 yağ asidini daha yüksek miktarda içerdiğini buldu. Organik ürünler aynı zamanda -kansere yol açan genetik hasar ve hatta Parkinson gibi nörolojik rahatsızlıklarla mücadele eden- flavonoidler gibi fenollerden sıradan ürünlere kıyasla daha çok miktarda içeriyordu. Ancak besin içeriği bakımından fark az ve araştırmacılar bu farkı önemsiyor, yapılacak başka araştırmalar bulgularını destekleyene dek, çekinceleri olduğunu ifade ediyorlar.

Organik ile sıradan besinleri tüketen kişilerin sağlık durumlarını karşılaştıran analizleri içeren az sayıda çalışmaya dayanarak, bir grubun diğerinden daha sağlıklı olduğunu iddia etmek de mümkün değil. Bazı araştırmalarda organik yiyeceklerle beslenen çocukların idrarlarında diğerlerine kıyasla daha az düzeyde tarım ilacı kalıntısı bulunmuş olsa da bu fark genel bir sonuca varmak için çok az miktarda.

Smith-Sprangler araştırmanın tüketicileri pazardan ne aldıkları konusunda eğitmesi gerektiğini belirtti. Organik yiyecekler daha az tarım ilacı ve daha doğal yöntemler ile üretiliyor. Ama bu her zaman daha besleyici ve sağlıklı oldukları anlamına gelmiyor.

 

Yazan: Alice Park
Kaynak: Time, Healthland

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
Tok Hissetmenizi Sağlayacak 7 Besin
+
Tok Hissetmenizi Sağlayacak 7 Besin

Bazı besinler, diğerlerine göre daha çok tok hissetmenizi sağlar aynı zamanda sağlık kazandırır. ışte kendinizi tok hissetmenizi sağlayacak 7 besin:

Yılbaşı Akşamı Akıllıca Yemek İçin 7 Öneri

Yılbaşı akşamı genelde tıka basa yemek yemek anlamına gelir. Ertesi gün herkes yediklerinden, içtiklerinden ve aldığı kilolardan şikayet eder. Neden yılbaşı akşamında daha sağlıklı yemeyelim?

Kahve, Karaciğer Kanseri Riskini Azaltıyor
+
Kahve, Karaciğer Kanseri Riskini Azaltıyor

Yeni bir araştırmaya göre, günde üç bardak kahve tüketimi, karaciğer kanserine yakalanma riskini yüzde 50’nin üstünde azaltıyor.