Olağanüstü Toplumsal Olaylar Çocuklara Nasıl Açıklanmalı?

Ülkemiz son birkaç haftadır olağanüstü olaylar yaşamakta ve müstesna bir süreçten geçmekte. Herkes az çok toplumsal olaylardan bir şekilde etkilenmekte. Biz erişkinler mantık ve muhakeme becerilerimiz sayesinde etrafımızdaki olan bitenleri analiz edebilir, doğru ya da yanlış bazı fikir ve varsayımlara vararak olanlarla mücadele edebiliriz. Buna karşın henüz mantık, muhakeme, analitik düşünce becerileri gelişmemiş olan çocuklar çevrelerinde gelişen ve huzursuzluk yaratan olay ve durumlara karşı çok daha korumasızdırlar. Özellikle küçük çocukların olağanüstü halk olaylarını anlama kabiliyetleri yoktur. Bundan dolayı bu süreçte çocuklara ebeveynler tarafından gösterilecek ilgi, yaklaşım ve rol modelliği oldukça önemlidir ve bu yaklaşımlar çocukların stres yaratabilecek olağanüstü olaylarla nasıl baça çıkacaklarını belirler.

Olağanüstü durumlarda ebeveynlerin unutmaması gereken en önemli gerçek çocukların direkt olarak anne babalarını kendilerine örnek aldıklarıdır. Çocuklar anne babalarının baş etme yöntemlerini gözlemleyip içselleştirirler ve ebeveynlerden aldıkları sözlü ya da bedensel mesajlar sonucunda kendilerini güvende ya da güvensiz hissederler.

Çocuğunuza gerçekçi yaklaşmanız, pembe yalanlar söyleyerek olanlardan çok uzak bir tablo çizmemeniz oldukça önemlidir. Çocuğunuza “hiçbir şey yok”, “duydukların doğru değil” gibi açıklamalar yaparken sizin vücut dilinize ve yaşamakta olduğunuz stresin farkına varan çocuk karmaşalı mesajlar aldığı için daha fazla anksiyete yaşayacak ve etrafında gelişen olağanüstü durumlar hakkında konuşma, soru sorma ve duygularını ifade etme şansı olmadığı için ortaya çıkan duygusal tecrübelerle baş etmesi mümkün olmayacaktır.

Özet olarak çocuğun gelişim yaşına göre ailenizi ve çevrenizi etkileyen olağanüstü toplumsal olayları çocukların anlayacağı şekilde açıklamanız ve çocuklarınızın olası sorularını cevaplamanız onlar için çok daha olumlu ve yararlı olacaktır.

Toplumsal Olağanüstü Olay ve Durumlar Çocuklara Nasıl Açıklanmalı?

• Çocuğunuzu soru sormaya teşvik edin. Çocuklar soru sorduklarında korku ve endişelerini dile getirebilirler, siz de anne baba olarak onların kafalarından neler geçtiğini anlayabilirsiniz.
• Çocuğunuzun sorularını cevaplarken onların anlayabileceği kelime ve konseptler kullanın ve çocuğunuzun yaş ve gelişim seviyesine göre açıklamalarınızı yapın. Onları aşırı bir şekilde bilgilendirerek endişeye boğmayın.
• Çocuğunuza dürüst cevap ve bilgi verin. Çocuklar bir şekilde dürüst olmadığınızda bunu anlayacaktır. Onların günümüzde internet ve televizyon aracılığı ile oldukça geniş bir bilgi ve iletişim ağı ile çevrili olduklarını unutmayın.
• Yaptığınız açıklamaları ya da konuşmaları tekrarlamaya hazır olur. Bazı konular çocuğunuzun anlaması için zor olabilir, aynı konuyu birkaç kez dile getirmeleri bu konu hakkında temin edilme ihtiyaçlarının olduğunu gösterir.
• Çocuğunuzun olası duygu, düşünce ve reaksiyonlarını kabul edin ve destekleyin. Onların reaksiyonlarının önemini vurgulayın.
• Uyumlu, tutarlı ve temin edici yaklaşımlar gösterin, gerçekçi olmayan sözler vermeyin.
• En önemlisi çocukların sizi seyrederek öğrendiğini hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın. Çocuklar olaylara sizin nasıl reaksiyon gösterdiğinizi çok dikkatle gözlemlerler. Ayni zamanda sizin diğer erişkinlerle yaptığınız konuşmalardan oldukça fazla bilgi edinirler.
• Çocuğunuzun sizin olağanüstü olaylar hakkında neler hissettiğinizi bilmesinde bir sakınca yoktur. Eğer endişeli ya da huzursuzsanız bunu onlara açıklamaktan kaçınmayın. Ancak bunu onları aşırı derecede endişelendirmeyerek ve devamında onların güvende olduğunu vurgulayarak yapın.
• Çocuğunuzun geliştirmiş olduğu ve size gerçekçi gelmeyen baş etme yöntemlerini tenkit etmeyin. Örnek olarak çocuklar “olaylar çok uzakta oluyor, bize bir şey olmaz” gibi düşünceler dile getirerek kendini temin ediyorsa buna karşı çıkmayın, çocuğunuz büyük bir olasılıkla bu şekilde düşünerek güvende hissetmeye çalışıyordur.
• Çocuğunuzla konuşurken mümkün olduğunca sakin olun, onlara karşı sabırlı olun.
• Etrafta olan bitenden biraz uzaklaşarak ailece hoşunuza giden aktivitelerle ilgilenin.
• Mümkün olduğunca televizyonu kapatın. Dışarı çıkmasanız bile evdeki zamanınızın bir bölümünü çocuğunuzla oynayarak geçirin.
• Ne olursa olsun rahatlamaya ve ailece güzel vakit geçirmeye çalışın.

 
Psikolog Doktor Seda Çiftçi Sevil