Kesinlikle Yememeniz Gereken Yedili

Sağlıklı beslenme programlarını takip ediyor olsanız bile arda sırada iradenizin yenildiği anlar olur. Alışkanlık haline getirmediğiniz sürece küçük kaçamaklar yapmak dünyanın sonu değildir. Yine de bazı yiyecekler negatif etkileri bakımından diğer hepsinden daha zararlıdır. Bu yedi gıdadan tamamen uzak durmak en iyisi…

1. Sabır Otu/Agave

Birçok insan tarafından doğal olduğu ve düşük-glisemik olarak tanıtıldığı için sağlıklı tatlandırıcı diye bilinir. Aslında agave çok fazla işlemden geçmiş bir tatlandırıcıdır. Mısır nişastasından yüksek fruktoz içeren mısır şurubunu üretirken uygulanana yakın bir kimyasal işlem agave için de geçerlidir.

Üreticiler, agavenin köklerinde bulunan glikoz ve inulini kullanmak için onu kimyasal enzimatik işleme (genetik olarak değiştirilmiş enzimler kullanarak) maruz bırakıyor; sonuçta nerdeyse saf fruktoz (% 70’e yakın) ortaya çıkıyor.

Yüksek fruktozlu olarak kabul edilen mısır şurubunda % 55 fruktoz olduğunu düşünürseniz nasıl bir zarar verdiğini daha iyi anlarsınız.

Meyvedeki az miktardaki fruktoz vücudunuz için sorun değildir ancak bu kadar konsantre fruktoz sindirim sisteminiz tarafından absorbe edilmeden karaciğere ulaştığı için ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Karaciğerinize çok yük bindiren trigliserid üretimi başlar. Doyma hissine sebep olan hormonları bastırdığı için büyük porsiyonlar yemeğe devam edersiniz. Fruktozun zararları obezite, karaciğer büyümesi vb. sağlık problemlerine davetiye çıkarır. 

Ne kadar organik ya da doğal olduğunu iddia ederse etsin agave nektarı olan gıdalardan uzak durun.

2. Mısırla Beslenen Dananın Eti

Süpermarketten satın aldığınız dana etlerinin çoğu mısırla beslenen büyükbaşlardır. Bu bir sorun mu diye sorabilirsiniz; evet, bu bir sorun. Çünkü büyükbaşlar gevişgetiriciler olarak adlandırılan ailedendir, doğal olarak otla beslenirler. Vücutları otu sindirebilen hayvanlara ucuz ve daha çabuk kilo aldırıyor diye mısır verirseniz, tahılları sindiremezler ve hastalanırlar. Danaların midelerinin asit üretmesi onlarla beslenen insanların da asidik gıda tüketmesi anlamına gelir. Danaların kolibasili olarak adlandırılan bakteriyi üretmesi, insanlar için ölümcül sonuçlar demektir. 

Bunların hiçbirisi olmasa bile mısır, dananın yağlanmasına ve besin değerinin düşmesine neden olur. Bu yüzden bulabiliyorsanız otlatılan dananın etini yemek için küçük üreticilerle bağlantılı çalışan kasapları araştırın.

3. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)

GDO’lu gıdalar Amerika’da işlem görmüş yiyeceklerin yaklaşık % 75-80’inde bulunuyor. Üstelik etiketlerde de bu belirtilmediği için bilme ihtimaliniz yok. Ülkemizde de benzer durumla mücadele eden Greenpeace çevre örgütünden yapılan açıklamaya göre; 15 Ağustos 2012 tarihinde, Türkiye Gıda ve ıçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF), sivil toplum ve kamuoyunun görüşlerini dikkate alarak 29 adet gıda amaçlı GDO için ithalat başvurusunu geri çektiğini duyurdu.

Yapılan açıklamada “TGDF, GDO konusunda kamuoyunda uzun bir süredir yaşanan endişenin ve karmaşanın bir an önce sona ermesi için Biyogüvenlik Kurulu’nu göreve davet etmekte, kaçınılmaz bulaşmadan kaynaklanan sorunları

çözecek adımların atılmasını talep etmekte ve söz konusu müracaatı geri çekmektedir” dendi.

Greenpeace, halkın GDO hassasiyetini TGDF’ye ileten, başta Ülker ve Karaköy Güllüoğlu olmak üzere Sana, Eti, Algida, Saray, Nestle, Yayla ve Seyidoğlu gibi TGDF bünyesinde yer alan firmalara sağduyulu tavırlarından dolayı teşekkür etti. Çevre örgütü açıklamasını “GDO’suz Türkiye yaratmak için şimdi sıra, GDO’lara karşı olduğunu açıklayan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehdi Eker’de” sözleriyle bitirdi.

Bağımsız araştırmalar gösteriyor ki GDO’lu gıdalarla beslenen farelerin daha küçük organlar, bağışıklı sisteminde hasar, karaciğerde zayıflama vb. sorunlar yaşadığını gösteriyor. 

4. Organik Olmayan Mısır

Bugün tüketilen mısırların çok azı gerçek mısır. Çoğunlukla oynanmış tohumların meyvesi olan mısır ve onun yan ürünleri, besin değeri yok olmuş, tatsız ve zirai ilaçlarla dolu. Biraz organik mısır tüketebilirsiniz ama organik olmayan mısır ve tüm yan ürünlerinden uzak durun.

5. Çiftlik Somonu

Çiftlikte yetiştirilmiş somon balığı, tehlikeli oranda PCB (poliklorlu bifenil)

içerebilir. Bu zararlı kimyasallar somon balığının yağının içine yerleşir ve sinir sistemi ile endokrin sistemde rahatsızlık, kanser riskinde artma, bağışıklık sisteminin baskılanması, üreme sistemi sorunları vb. yaşamanıza sebep olabilir. Kalabalık çiftlikler, parazit ve ölümcül balık hastalıklarının yoğunlaştığı yerlerdir. 

Çiftlik somonu çevre için de olumsuz etkenler yaratır. Çiftlikten kaçan somonlar, istilacı bir tür olarak vahşi somonların arasına karışarak gen havuzunu bozar. Çiftlikler aynı zamanda çevrelerindeki suya bıraktıkları toksinler sebebiyle de zararlıdır.

6. Karides

Karides kimyasal yüklü olduğu için sağlıksız olabilir. Kloramfenikol gibi antibiyotikler verilen karidesler aplastik anemiye sebep olabilir. Toksin içerme riski de yüksektir.   

7. Küçük kekler/cupcake

Fırınlanmış yiyeceklerde yeni trend küçük sevimli ve süslü kekler. Her ne kadar çok leziz ve sevimli görünseler de marketten aldığınız hazır kekler içerikleri bakımından sağlığınıza zararlı maddelerle doludur. Çoklu doymamış yağ içeriği iltihap ve kalp hastalıklarına sebep olabilir. Bu ürünlerde kullanılan ve büyük ihtimalle genetik olarak oynanmış buğday, gluten içerir ve hazmetmesi zordur. 

şekerin hiçbir besin değeri yoktur ve kandaki glukoz oranını yükseltir, insülin açığa çıkması için uyarıcı olur, ileri glikasyon son ürünlerinin formasyonu deride bozulma ve kırışıklıklara sebep olur. Küçük keklerin içindeki hiçbir şey size faydalı değildir, içeriğinde trans yağlar, suni renklendiriciler ve tuz bile olabilir. Belki sevimliler ama sizi sevimli hale getirmeyecekleri bir gerçek. 

Sadece yedikleriniz değil yemedikleriniz de sizi tanımlar. Bu yediliyi sofranıza koymayın!

Kaynak: Kimberly Snyder
Çeviren: Ayşegül BAKIŞ
Derleyen: Esra D.

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
Bir Fincan Kahvenin 40 Yıl Hatırı Var, Peki Ya Faydası?
+
Bir Fincan Kahvenin 40 Yıl Hatırı Var, Peki Ya Faydası?

Özenle hazırlanan, bol köpüklü bir Türk kahvesi gününüzü güzelleştiren ritüelleriizden biriyse, keyifle kahvenizi içerken vücudunuzu nasıl koruduğunuzu öğrendikten sonra kahvenizi daha çok seveceksiniz.

Sebze ve Meyvelerin Mutfak Ömrünü Uzatmanın Yolları
+
Sebze ve Meyvelerin Mutfak Ömrünü Uzatmanın Yolları

Dolapta çürüdüğü için çöpe atılan sebzeler, dışarda uzun süre durduğu için kendini bırakan meyveler… Mutfak alışverişinizin bir israfa dönüştüğünü düşünüyorsanız; sebze ve meyvelerinizi uzun süre taze saklayabilmek için önerilerimizi göz önünde bulundurun!

Glutenden Vazgeçmeniz İçin 3 Büyük Sebep
+
Glutenden Vazgeçmeniz İçin 3 Büyük Sebep

ABD Başkanı Obama'nın Çankaya Köşkü ziyareti öncesi yemek menüsü hazırlatmak için Hayrunnisa Gül'ün gluten duyarlılığı olup olmamasına özellikle dikkat etmesi ile yeniden gündeme gelen glutenden vazgeçmeniz için bu nedenleri dikkate alın!