Doğum Yaklaşırken Ortaya Çıkan Korkularım

Doğum Yaklaşırken Ortaya Çıkan Korkularım

Melisa Mutlu: En son doktor kontrolümde doktorum Aralık ortasından itibaren doğum için hazırlıklı olmamı söyledi. Bu ikinci hamileliğim olmasına rağmen beni yine bir panik aldı.

Her şeyden önce en büyük korkum yine ilk hamileliğimde de en çok korktuğum gibi suyumun beklenmedik bir yerde gelmesi. Bu su gelme meselesinin ilk hamileliğimde yaşamadığım için bilmediğim bir belirsizlik beni korkutuyor. Şu sıralar en büyük endişelerimden bir tanesi ise Aralık ayında kar yağması halinde hastaneye zamanında ulaşamamak. Aklımda bu kadar soru  varken biraz araştırma yaptım ve anne adaylarının birçoğunun da benim gibi korkuları olduğunu öğrendim.

Araştırmalara göre kadınlar arasında hastaneye zamanında varamamak endişelerinin başında geliyor. Bu da gösteriyor ki yalnız değilmişim. Doğumu arabada yapmak zorunda kalacağından tutun, yolun kenarında doğuracağından endişelenen hamilelerin sayısı çok fazlaymış. Kadınların pek çoğu daeşi işteyken suyunun geleceğinden ve hızlıca hastaneye gitmesi gerekeceğinden endişe ettiğini açıklamış.
 
Doğum sırasında hayati risk ile karşı karşıya kalacağından endişe eden kadınların sayısı da pek az değilmiş. Pek çok kadın doğum sırasında yaşamını kaybedeceği endişesini hissediyormuş ama benim böyle bir korkum yok Allahtan yoksa kesin doğuramazdım.

Kadınların büyük bir bölümü bebeğinin doğumdan sonra sağlığı ile ilgili sıkıntı yaşayacağından korktuklarını ifade etmiş ki sanırım birçok anne adayı aynı endişeyi paylaşıyor. Ben oğlumu doğurduğum zaman ilk 6 ay akşamları kalkıp nefes alıyor mu, kalbi atıyor mu diye çok kontrol etmişimdir. Daha önce doğum yapmış ve diğer konularda endişelenmeyen kadınlar bile en büyük korkularının bebeklerinin sağlığı ile ilgili olduğunu belirtmiş. Doğum sırasında istemedikleri müdahalelere maruz kalmak zorunda olmak kadınların doğumla ilgili endişelerinin bir diğeri.

Normal doğum isteyen ve sezaryendan korkan bir kadın için sezaryena alınmak zorunda kalması korkulu bir rüyasıymış; benim ise en büyük korkularımdan bir tanesi normal doğum yapmak zorunda olmak. Doğum sırasında acı çekeceğini düşünen ve filmlerdeki bağrış dolu doğum sahnelerinin yaşanacağından korkan kadınların sayısı da hiç azımsanmayacak kadar fazlaymış.

Bazı kadınlar da ağrılarını kesecek epidurali almakta gecikeceklerinden endişe ettikleriniaçıklamışlar; oysa ki ben çoğu kadının tersine epidural almak yerine genel anesteziyi tercih ediyorum. Eminim ki bunu okuduğunuz zaman çoğunuz şaşıracaksınız ama benim hem iğne fobim var, hem de paralize olma hissi beni çok korkutuyor. Sanırım bir kontrolü seven bir insan olduğum için kontrolü kaybetmekten çok korkuyorum.

Doğum sonrasında bebeğin bakımı ile ilgili aksaklıklar yaşayacağına inanan hamile kadınlar, bebek bakımı konusundaki tecrübesizliklerinden endişe ediyorlarmış. Kısa bir süre sonra başka birisinin hayatının sorumluluğunu taşıyacak olmak ve anne olacak olmak baskı yaratan bir durum.

Doğum yaklaştıkça kadınların endişe duyduğu diğer bir konu da doğumu başaramamak olduğu ortaya çıkmış. Bebeğini yeterince güçlü ıkınamadığı için çıkaramayacağını düşünen çok sayıda gebe kadın bulunmaktadır. Bilinmez bir durumla karşı karşıya kalacak olmak endişenin büyük bölümünü oluşturuyor.

Sevgilerimle,
Melisa Mutlu

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
Dengeli ve Huzurlu Bir Hamilelik ıçin Tüyolar

Yeni anne adaylarının mutlu ve sağlıklı bir hamilelik geçirmesine yardımcı olmak amacıyla Holistik Doğum Koçu Erica Chidi dengenizi korumak, akışı bulmak ve vücudunuz ile bebeğinizi sevmeye dair birkaç ipucunu sizlerle paylaşıyor:

Hamilelikte Uyulması Gereken Kurallar
+
Hamilelikte Uyulması Gereken Kurallar

Hamilelik döneminde kilo kaybı veya zayıflama diyetleri önerilmiyor. Fakat aşırı kilo alımını engellemek ve hamilelik süresince doğru miktarda kilo alımını sağlamak amaçlı uyulması gereken birkaç kural mevcut.

Hamilelik ve Sonrasında Yaşanan Yetersizlik Duygusu ıle Başa Çıkma Yolları

Hamilelik, içinde olumlu ve olumsuz duyguların yaşanabileceği önemli bir yaşam sürecidir. Bu süreç hamilelik haberinin alınmasından itibaren “mutluluk ve neşe” duygularını çağrıştırsa bile, olumsuz birçok duygu da yaşanabilir.