Çocuklarda Depresyon Görülebilir Mi?

Amerika’da yapılan araştırmaların sonuçlarına rağmen çocukluk döneminde görülen depresyon halen tüm dünyada tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir. Yapılan birçok araştırma çocukların oldukça küçük yaşlardan itibaren depresyon yaşadığını gösterse de çocukluk döneminde depresyon yeni kabul edilmiş bir kavram olarak öne çıkmaktadır. Bunun nedeni uzun süre çocukların entelektüel ve duygusal kapasiteye sahip olmadıklarından yola çıkılarak depresif duygu durum halleri de yaşayamayacaklarına inanılması idi.

Günümüz araştırmaları çocukların duygusal ve entelektüel kapasitelerinin beklenenden çok daha yüksek olduğunu ve erişkinler gibi çocukların da depresyon bozukluğu yaşadıklarını ve bunun çocukların hayatında olumsuz etkiler yarattığını göstermekte. Bunun devamında son 10 sene içinde çocukluk döneminde görülen depresyon belirtilerine özel tedavi yöntemleri ve yaklaşımlar ortaya çıkmaya başlamış ve bu alanda oldukça önemli adımlar atılmaya devam edilmektedir. Günümüzde artık çocukların oldukça küçük yaşlardan itibaren depresyon yaşama kapasitesine sahip oldukları kabul edilmekte ve ne kadar erken tedaviye başlanırsa ileri yaşlar için sonuçların da bir o kadar olumlu olacağına inanılmaktadır.
 
Çocukluk döneminde görülen depresyon belirtileri nelerdir?
 
Yukarıda belirtildiği gibi çocukluk döneminde görülen depresyon gerçek olmanın yanında çocuğun günlük hayatında yaşayabileceği “moral bozukluğu” gibi duygu durum hallerinden çok daha farklıdır. Her üzüntülü çocuk depresyonda demek değilse de eğer üzüntü, moral bozukluğu ya da irrite, hırçın, asabi duygu durum hali sürekli ve devamlı ise, çocuğun huzur bozucu davranışları normal sosyal aktiviteleri, ilgi alanlarını, akademik hayat ve aile hayatını olumsuz yönde etkiliyor ise, çocuğun depresif bozukluk geçiriyor olması olasıdır. Bu durum her ne kadar kulağa korkutucu gelse de unutulmaması gereken depresyonun tedaviye oldukça iyi karşılık veren bir duygu durum bozukluğu olduğudur.
 
Çocuğumun Depresyonda olduğunu nasıl anlayabilirim?
 
Çocukluk döneminde görülen depresyon belirtileri çocuklar arasında oldukça farklılık gösterebilir. Hatta bu nedenden dolayı bazen bu belirtiler gözden kaçabilir ya da gelişimin bir parçası olarak benimsendikleri için dikkat çekmeyebilir. Hatta birçok araştırma çocukluk döneminde görülen depresyon belirtilerinin maske altında olduğunu (masked depression) ve iritasyon, sinirlilik, hırçınlık gibi davranışların çocuklarda üzüntülü duygu durum halinin yerine geçtiğini savunmaktaydı. Ancak günümüz araştırmaları bu durumun her çocuk için geçerli olmadığını ve birçok küçük çocuğun erişkinlerde görüldüğü gibi üzüntülü ve aşırı moral bozukluğu seklinde depresyon belirtilerinden şikâyetçi oldukları göstermektedir. Çocukluk depresyonunda da erişkinlerde olduğu gibi baş belirtileri üzüntü, umutsuzluk ve duygu durum halinde iniş çıkışlar olarak görülmektedir.
 
Çocuklarda görülen depresif belirtiler:

  • ıritasyon, hırçınlık ve sinirlilik, duygu durum hallerinde ani iniş çıkışlar.
  • Süreklilik gösteren üzüntü ve umutsuzluk hisleri.
  • Sosyal acıdan kendini çekme, içine kapanma, arkadaşlardan uzaklaşma, oyun oynamak istememe.
  • Reddedilmeye karsı hassasiyet.
  • ıştahta azalma ya da artış.
  • Uykuda yaşanan değişiklikler- uykuda azalma ya da asri uyku.
  • Duygusal patlayış ve ağlama krizleri, küçük çocuklarda sinir krizleri (temper tantrums).
  • Konsantrasyon bozukluğu, sınıftaki aktivitelere uyum gösterememe, dersi takip edememe, notlarda ve okul başarısında düşüş, okula gitmek istememe.
  • Yorgunluk ve enerjide azalma.
  • Fiziksel şikâyetler (çocukların karın ağrıları ve baş ağrılarından şikâyet etmeleri)
  • Sosyal, akademik ve aile yaşamı içinde gösterilen işlevlikte bozulma olması ve normal ilgi alanları ve hobilere karşı ilginin azalması ya da yok olması.
  • Değersizlik hisleri ve açıklanamayan suçluluk hissi.
  • Düşünsel süreçte ve konsantrasyonda bozukluk.
  • Ölüm ve intihar hakkında düşünceler.

 
Erişkinlerde olduğu gibi çocukluk döneminde görülen depresyon bozukluğu da birçok faktörden dolayı meydana çıkar. Bunların içinde fiziksel sağlık, hayat olayları, aile geçmişi, çevre, genetik zayıflık ve biokemikal bozukluklar vardır. Depresyon ciddiye alınması gereken bir bozukluk olmakla beraber depresif belirtilerin kendi kendine geçmesi beklenmemeli ve tedaviye başvurulmalıdır. Aile geçmişinde depresyon bozukluğu olan çocuklar diğer çocuklara nazaran erken yaslarda depresyon yaşama açısından daha büyük risk altındadırlar, anne babasında depresyon bozukluğu olmayan çocuklara kıyasla da ilk depresif süreci daha erken yaşlarda yaşarlar. Bunun yanında kaotik, karmasa ve anlaşmazlık yaşanan ailelerden gelen çocuklar ve uyuşturucu ya da alkol kullanan ergenlerin, depresyon bozukluğu yasamak konusunda çok daha fazla risk altında olduğunu araştırmalar göstermektedir.
 
Eğer yukarıda söz edilen belirtiler çocuğunuzda iki haftadan daha fazla bir sürede devam etmekte ise en yakın zamanda bir psikoloğa danışılmalı ve bu belirtilerin fiziksel nedenlerden kaynaklanma olasılığı ortadan kaldırılmalıdır. Detaylı bir incelemenin sonucunda depresyon bozukluğu tanısı alan çocuğunuz için psikoloğun tavsiyeleri devamında uygun tedaviye başlanmalıdır. Her ne kadar erişkin depresyonuna benzese bile çocuğunuzun şikâyetlerine en uygun cevap çocuklar üzerine yoğunlaşmış bir psikolog ile çalışarak alınacaktır.
 
Özellikle çocuk ve ergenlerde konuşma/oyun terapilerine başvurmadan ilaç kullanımından kaçınılmalı ve sadece çok ciddi, çocuğun güvenliğini riske atacak kadar şiddetli depresif dönemlerde konuşma/oyun terapisi ile beraber ilaç kullanımına başvurulmalıdır. Araştırmalar depresyon bozukluğuna karşı en etkili yaklaşımın konuşma tedavisi ve ilaç tedavisinin bir arada sürdürülmesi olduğunu göstermektedir. Bununla beraber ileri epizotların önlenmesi açısından terapinin çocuk depresyonunda her zaman ilk denenmesi gereken tedavi yöntemi olduğunu vurgulanmalıdır. Küçük yaştaki çocuklar için oyun terapisi ve ergenler için konuşma terapileri oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Konuşma ve oyun tedavisine başvurulmadan çocuk ve ergenlerde ilaç tedavisi uygulamasından kaçınılmalıdır.
 
Psikolog Doktor Seda Çiftçi Sevil
 
Seda Çiftçi Sevil’e ait diğer çocuk psikolojisi haberleri için tıklayın.