Çocuğum Yemek Yemek ıstemiyor!

Birinci yaşın içinde başlayan yemek yeme problemleri oldukça sık görülen ve anne-babaların inancının tam tersine üzerine gidildiği taktirde daha kötüleşen ve ebeveyn ile çocuk arasında güç çatışmasına neden olabilen bir durum. Hele bir de anne babalar beslenmek istemeyen çocuğun karşıt gelişini kişisel olarak aldığında ve “ben yanlış bir şey yapıyorum” gibi duygulara kapıldığında çocuk ile ebeveyn arasında yemek ve beslenmek üzerine hiç çekici olmayan ve ilişkiyi olumsuz yönde etkileyen bir atmosfer oluşmuş oluyor.

Eğer siz de hemen her gün çocuğunuzun yeterli yemek yemediğini, sizin verdiğiniz miktarı kabul etmediğini, ve her öğün saatinin zorlu geçtiğini düşünüyorsanız yalnız değilsiniz.

“My Child Won’t Eat” kitap yazarı Carlos Gonzales yemek yemeyi reddeden çocukların anne-babalarına önerilerde bulunarak ebeveynlerin dertlerine çare bulabilmiş bir çocuk doktoru.

Dr. Gonzalez’e göre çocuklar medikal bir problem olmadıkça yeterli ve ihtiyaçları olan miktarda yemek yemeye zaten doğuştan hazır olarak dünyaya geliyorlar. Her erişkin gibi çocuklar da açolduklarında bunu anlama ve bu açlığı gidermek amaçlı ihtiyaçlarını belirtme becerisine sahipler. Birçok ebeveynin düşündüğünün tersine yemek yemeyi reddeden çocuğu zorlayan ebeveyn hem kendine hem çocuğuna iyilik etmek yerine tam tersine beslenme ve yemek yeme davranışlarını sorun haline getirmiş oluyor.

Dr. Gonzalez’in tecrübelerine dayanıp bir deney yapmak isterseniz çocuğunuzla psikolojik savaşa girmeden, onu suçlu hissettirmeden ya da cezalandırmadan bir hafta boyunca onu zorlamak yerine istediği gibi beslenmesine ya da kendi kendine yemek miktarını seçerek yemek yemesine izin verirseniz umduğunuzun tersine çocuğunuz aynı ya da daha fazla miktarda yemek yemeğe devam ettiğini ve bir hafta sonunda çocuğunuzun kilo vermediğini görebilirsiniz.

Dr. Gonzales’e göre genellikle ilk sene içinde başlayan beslenme sorunlarının nedeni aslında çocukların beslenme ihtiyaçlarının azalmasından kaynaklanıyor. Bebeklik döneminde erişkinlerden çok daha fazla yemek yiyen çocukların büyüme sürecinde bu miktarı azaltması gerekiyor çünkü çocukların büyüme hızı ilk seneye göre çarpıcı şekilde azaldığı için aynı miktarda besin almaya devam ederlerse obez olma tehlikesi ile karşı karşıya kalabilirler.

Özetle korkulanın tersine uzmanlara göre genellikle 12. ay civarında beliren ve anne babaları korku içine sokan beslenme ihtiyacındaki azalma nedeni bebeklerde ilk sene görülen aşırı hızlı büyüme ve gelişimin yavaşlamaya geçmesinden kaynaklanıyor. Daha yavaş büyümeye devam eden çocuğunuz sizin düşüncenizin tam tersine beslenme ihtiyacının azaldığı için bir anda yediği besin miktarında azalma gösterebiliyor. Bunun yanında yirminci ayda on ikinci aydan çok daha az besin almaya başlayan bir çocuğun anne babası “benim çocuğum bir yaşında bu kadar yemek yiyordu şimdi bunun iki katı yemek yemesi gerek” gibi düşüncelere kapıldığında ister istemez çocuğun beslenme sorunu olduğunu ilan eder duruma geliniyor.

Peki anne-baba ve çocuk arasındaki beslenme üzerine oluşan güç çarpışması nasıl oluşuyor?

Çocuklar daha az miktar besinle doymaya başladığında beslemeye devam eden ebeveyne ilk olarak ağzını kapayarak ve kafasını çevirerek karşı geliyor. Bunun devamında hala ısrarcı olmaya devam eden anne-baba karşınızda çocuk yemeği ağzına alıp yutmamaya ve ağzında biriktirmeye başlıyor. Hala ısrarla beslemeye devam eden anneye çocuğun cevabi yemeği yuttuktan sonrayemeği çıkarmak olabiliyor. Bu tarz senaryoların her öğün tekrarlaması sonucunda sürekli kendini korumaya alan çocuğun nasıl hissedebileceğini aklınıza getirin. Ya da bir sonraki beslenme saatinin hem çocuk hem de ebeveyn için ne kadar olumsuz olacağını.

Dr. Gonzales bu soruna çok basit bir çare öneriyor: Yazara göre zorlama ve baskı ile çocuğunuzun daha fazla yemek yemediğini ve size az miktar görünse bile aldıkları besin büyümeye devam ettiklerini görmek için hiçbir şekilde çocuğu ısrarcı şekilde zorlamamanız ve miktar acısından beslenme davranışlarını oluruna bırakmanız gerekli.

Eğer bir deney yapıp bir hafta boyunca bu tutumunuzu test ederseniz, bir hafta sonunda çocuğunuzun hem kilo kaybetmediğini, hem ayni miktarda (onu ihtiyacı olduğu kadar) yemek yemeye devam ettiğini, hem de büyüme surecinin olumsuz olarak etkilenmediğini görebilirsiniz. Bunun sonucunda kaybınız olmayacaktır, tam tersine beslenme saati hem kendiniz hem de çocuğunuz için rahat ve olaysız geçeceği için çocuğunuzla her öğün girdiğiniz güç çatışması sona erecektir.

Biraz sabırlı olursanız ileri aylar ve yaşlarda çocuğunuzun iştahının tekrardan açılacağını, hatta ergenlik döneminde tekrar hızlı büyüyen çocuğunuzun iştahının ne kadar artmış olduğunu görünce şaşıracaksınız. Çocukların yeme düzenleri birçok nedenden dolayı iniş ve çıkışlar gösterebilir. Çocuklar farklı dönemlerde farklı yemeklerden hoşlanabilir, ara öğünlerde karınları doyduğu için ana öğünlerde az yiyebilir, hala süt alan bebeğe sut yeterli geldiği için kati yemekleri reddedebilir ya da yukarıda açıklandığı gibi büyüme hızında yavaşlama olduğu için besin azalma ihtiyacı azalma göstermiş olabilir.

Her zaman unutulmaması gereken bir unsur her çocuğun farklı olduğu. Erişkinlerin farklı boy, kilo ve vücut yapılarında olduğu gibi çocuklarında fiziksel gelişimi ve beslenme ihtiyaçlarının kendilerine özel olduğu. Medikal komplikasyon, hastalık, çocuğunun büyümesinde gerileme ya da duraksama olmadıkça aslında ebeveyn olarak bu konuda korktuğunuz kadar endişelenmeye gerek olmadığını görebilirsiniz. Eğer aşırı kilo verme ya da büyümede duraksama gibi bir durumla karşılaşırsanız en yakın zamanda çocuk doktorunuza başvurmalı ve verilen önerilere göre hareket etmelisiniz.

Daha detaylı bilgi almak için Carlos Gonzalez’in “My Child Won’t Eat!” kitabına başvurabilirsiniz.

 
Psikolog Doktor Seda Çiftçi Sevil