Aplikasyon Kuşağı & Fashion Talks

Aplikasyon Kuşağı & Fashion Talks

Dijital dünyaya ilişkin özellikle çocuklar ve gençler üzerinde çok fazla araştırmalar yapılıyor hatta yapılan bu araştırmaların sonuçlarının paylaşıldığı, uzun araştırmalar sonrasında Harward’lı bir ekip tarafından yazılan “APP KUşAğI” adlı bir kitap yayınlandı. App kuşağı için aslında "dijital çağ çocuğu" da diyebiliriz. App yani aplikasyon, mobil cihazlar üzerinde çalışmak için tasarlanmış bir yazılım programıdır. Aplikasyonlar sayesinde videolara, şarkılara, kitap ve dergilere ulaşım sağlanabiliyor. En güzel tarafı da her an ulaşılabilir ve el altında olmasıdır. Kısacası ortaya yeni çıkan bu sosyal bağlantı, insanoğlunun doğasını değiştiriyor diyebiliriz. Baby Boomers jenerasyonu telefon, tablet, tüm bu teknolojik cihazları dikkat dağıtıcı olarak görmekteler. X jenerasyonu, bu tip sosyal paylaşımları sağlıksız bir bir iletişim olarak görürken Y jenerasyonu ise, bunları işbirliği ve inovasyon aracı olarak kullanıyor. Katlanarak büyüyen bir dijital dünya içindeyiz ve Y jenerasyonu bunu çok iyi anlayabilmiş durumda. Tabi sonra gelen Z ve ı kuşaklarının da yenilikçi bakış ve analitik zekaları ile gelecekte hem toplum bilincine hem şirketlere nasıl bir değer katacaklarını şimdiden öngörmek mümkün.

Genellikle Y jenerasyonunun teknoloji kullanımı eleştirilir fakat organizasyonlar ve girişimciler bu davranışların günümüzde faydalarını anlamaya, bundan faydalanmaya başladılar. Bu yeteneklerden nasıl faydalanacaklarını gayet iyi biliyorlar. Örneğin Burberry’nin eski CEO’su Angela Ahrendts, Y jenerasyonun sahip olduğu bu niteliği görmüş olacak ki moda dünyası için bu nitelikleri bir varlığa dönüştürdüğünü anlatıyor Harvard Business Review’da bir videoda. 2006 yılında Y jenerasyonundan yüksek sayıda "doğuştun dijital okur-yazarı" ekiplerine dahil ettiklerini ve bu kişilerin teknoloji sayesinde sosyelleşmeye başlayacaklarını, böylece sürekli gelişen, büyüyen bir dijital platform yaratmayı öngördüklerini söylüyor. Nitekim de öyle oldu; Burberry'nin Twiter ortaklığı ile düzenlediği "Tweet Walk Show" bu yatırımın en güzel geri dönüşü. Defilede modelller podyuma çıkmadan önce atılan tweet looklar, Instagram postları, efektif Youtube kanalı ve web sitesi entegrasyonu ile adete bir moda markasının nasıl dijital olabileceğini göstermiş oldular.

Markaların dijitalliğini görmek için çok da uzağa gitmemize gerek yok. Etel Baler ve kardeşi Melih Herman öyle bir aplikasyon geliştirdiler ki, dijital moda döneminde bir devrim diyebiliriz: Fashion Talks .

Apple tarafından "En ıyi Uygulama" seçilen Fashion Talks aynı zamandaa 48 saatte en çok indirilen Apple aplikasyonu oldu. Kendileri ile görüşüp tüm merak ettiklerimi sordum ve tüm i.tenlikleri ile benim tüm sorularımı cevapladılar...

Etel Hanım, kardeşiniz Melih Herman ile birlikte moda ve stil üzerine fotoğrafların paylaşıldığı sosyal bir platform oluşturdunuz. 48 saatte en çok indirilen Apple aplikasyonu olduğunuzu okudum. Bu başarının sırrı nedir?

Hepimiz ara sıra arkadaşlarımızın veya yolda gördüğümüz birinin üzerindeki kıyafetleri beğenip "tam aradığım şey, nereden aldı acaba?" diye düşünüyoruz ve çoğu zaman bunu sormay çekiniyoruz. Fashion Talks sayesinde birinin üzerindekileri beğendiğinizde sormanıza gerek kalmadan hesabına girip öğrenebilmenizi hedefliyoruz. Daha bugün "geçen gece giydiğin elbiseyi çok beğenmiştim, sabah ilk iş Fashion Talks'ta nereden olduğuna baktım" dedi bir arkadaşım. Biz herkesin tatlı meraklarını giderebileceği bir dünya konsepti üzerine kuruluyuz.

Dünyada benzer bir uygulama yok. Projenin tamamlanma süresi esnasında zaman sizin için çok önemliydi sanırım çünkü bir bakmışssınız biri sizden önce  davranmış...

Apple'ın da bizi "En ıyi Uygulaa" seçmesinin nedeni, bu uygulamanın hiçbir uygulamaya benzememesiymiş. Biz tamamen kendi kafamızdaki bir konseptten yola çıkarak bunu en şeffaf, dizaynı güzel bir şekilde yansıtmak istedik. Kardeşimle kafa kafaya verip bir seneden uzun bir süre gece, gündüz çalıştık ve sonucunda Fashion Talks ortaya çıktı. Ama tabiki bu tarz uygulamaları yapmak büyük zaman ve emek istiyor. Önümüzdeki 2-3 yılda ilerlemek istediğiniz yolun alt yapısını bugünden hazırlamanız gerekiyor. Bu da kısa zamanda ve kolayca oluşturulabilecek bir çalışmanın sonucu olmuyor.

 

Bu uygulamanın kullanıcılara faydası nedir? Neden bu kadar beğenildi sizce?

Fashion Talks, yoğun tempolarından istediği stilleri bulmaya vakit bulamayanlara bir yol gösterici. Ayrıca resim paylaşan kullanıcılarımızın stillerini daha beğenilen tarzlara yönlendirmelerine yardımcı oluyoruz. Eteğinin çok beğenildiğini ama ayakkanılarının yeterinde glam almadığını gören kullanıcılar, aynı eteği başka bir ayakkabı ile deneyip daha ideal kombinlere ulaşabiliyorlar. Biz her şeyden önce eğlenceli bir uygulama yapmak istedik.

Uygulama sadece Apple kullanıcılarına özel olarak mı kalacak?

Elbette hayır. Çok uzun zamandır uygulamamızın Android versiyonu üzerinde çalışıyoruz. Yaklaşık 10 gün sonra Android marketlerde yerini alacak.

Bu uygulama daha çok lüks maaka tüketimine mi yönelik? Hedef kitleniz kimlerden oluşuyor?

Bize göre önemli olan ne giydiğiniz değil, nasıl giydiğiniz. Herkeste olan siyah bir elbiseyi kişiselleştirip stil yaratabilen görüntüleri görmeyi çok seviyoruz. Biz bir üniversiteli gencin kendi yırttığı kot pantolonunu, bir annenin kendi ördüğü kazağı paylaşmasını hedefliyoruz.

Uygulama içinde farklı konseptlere yer verilecek mi? Örneğin; erkek modası, çocuk ya da ofis stili, iş kadınları için...

Galeriler bölümümüzde ofiste, çocuk modası, kampüste, sporda, evlenirken, tv dizilerinden gibi bölümler var. Popüler olaylara göre moda haftası, bahar modası gibi yeni galeriler ekliyoruz.

Kullanıcılar arasında dünya starlarını da görebilecek miyiz?

Görmenizi hedefliyoruz. şuan uygulamamız 87 ülkede kullanılmakta. Lokal farklılıklara daha iyi hizmet verebilmek için yakında uygulamamız Rusça, Japonca gibi birçok dile çevrilecek. Birkaç yıl içerisinde geniş coğrafyalarda akla ilk gelen moda uygulaması olmak istiyoruz. Türk olmakla gurur duyan, dünya çapında bir aplikasyon olmak istiyoruz. Aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki modaseverleri birbirine bağlamak için çeşitli ülkelerde moda haftalarına davetiyeler veriyoruz, özel davetler düzenliyoruz.

Çok güzel bir girişimcilik projesi olmuş, daha önce hiç yapılmamış bir uygulama... Hiç endişe ettiniz mi uygulamanın beğenilip beğenilmeyeceği konusunda? Risk almayı sever misiniz? 

Doğruyu söylemek gerekirse bu kadar güzel ve hızlı bir geri dönüş beklemiyorduk. Güzel bir şey yaratmak için bir yılı aşkın bir süre çalıştık. Bu projeye, insanlara bir fayda sağlamak amacı ile başladık. Gelir ve başarının bunun arkasından doğal olarak geleceğini umuyorduk ve şimdiye kadar da öyle oldu.

Görünen o ki artık dijital devrim sürecindeyiz. Gerisinde kalmamak için dijitalleşmek zorundayız.

"Digit"in Latince'de "parmak" anlamına geldiğini, biliyor muyudunuz? Parmakla sayan, sayma işlemi için kullanılırmış. Antik çağların parmakla sayma eylemi "Digit", şimdilerde çağa adını vermiş bile. Yani bu çağın gerisinde kalmamak için önemli olan parmaklarımızı iyi kullanmak sanırım...

Gelecek hafta görüşmek üzere...

Sevgiler,
Duygu Özdemir

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
Atölye 26: 'Aşk ile İş Yapılır Mı?'
+
Atölye 26: 'Aşk ile İş Yapılır Mı?'

Amerika’da yapılan Gallup anketine göre Amerikalı çalışanların %60'ı işlerinde mutsuz ve isteksiz. Bu oran Türkiye’de %80’e yaklaşmış durumda...