Anne, İş Kadını, Eş... Hepsi Benim!

Anne, İş Kadını, Eş... Hepsi Benim!

Artık '80'lerde yaşamıyoruz. Kırmızı ruj sürüp, evi derleyip toplayıp, çocuğunu temiz pak giydirdiğinde 4 çekerli kadın olduğun günler geride kaldı.

Kitabın tanıtım bülteninde, yazar tüm hikayeyi özetlemiş:

“Artık '80'lerde yaşamıyoruz. Kırmızı ruj sürüp, evi derleyip toplayıp, çocuğunu temiz pak giydirdiğinde "4 çekerli kadın" olduğun günler geride kaldı. Neslimiz lanetlendi… Çocuk yap; ama kilo alma. Kariyer sahibi ol; ama çocuğunun bakımını aksatma. Hem bebeğine hem kocana hem de kendine vakit ayır. Gece arkadaşlarınla dışarı çık; ama sabah yedide kalkıp yavrunun kahvaltısını hazırla. Etraf bekâr kadın kaynıyor, aman gözünü dört aç, kocanı kaptırma!
Hatta öyle ki bu devirde bir anneye yapılan en büyük iltifat: "Seni gören anne olduğuna asla inanmaz." 21. yüzyıl kadınının "anne gibi anne" olması sessiz sedasız bir sözleşmeyle yasaklanmış da haberimiz yok.

Merhaba ben Ela. Kim miyim?

A) şefkatli bir anne
B) Ateşli bir sevgili
C) Kariyer sahibi bir iş kadını
D) Hepsi
E) Hiçbiri

Cevap veriyorum: Ben lanetlenmiş çoğu hemcinsim gibi "Hepsi" olmaya çalışan bir "Hiçbiriyim" aslında...  “

Günümüz şehirli kadınların üstlendiği rolleri ve bu rolleri üstlenirken yaşadıkları sıkıntıları yalın ve eğlenceli bir dille anlatmış yazar ve  okuması çok keyifli bir kitaptı.

“Hiçbiriyim aslında..” diyor ama öyle bitmiyor kitap,  “ Ne zaman hiçbiri olmayı kabul ettim ozaman herşey olmayı başardım “ diyor sonunda... ıyi bir iş kadını, iyi bir eş ve anne olmak... Planlamayı yaparken çok kolay gibi görünyor ama özellikle doğumdan sonra sanırım bu rolleri doğru paylaştırmak biraz zorlaşıyor. Kariyer planımın ardından evlilik ve annelik hakkında aksiyon almak üzere olduğum şu dönemlerimde yaşam koçum Handan Göral ile bu konu hakkında  çok keyifli interaktif  bir sohbetimiz oldu, uzun uzun saatlerce konuştuk ve önerilerinin birkaçını buradan paylaşmak istedim:

  1. Kendini keşfet; Keşif yolculuğuna başla, kendini tanı ve keşfet. Eskiden evlilikler çok uzun sürüyordu bunun başlıca sebebi kuşak farklılığı ama günümüzde evlilikler çok kısa sürüyor çünkü bireyler kendilerini tanımadan adım atıyorlar evliliğe. Bugün istediğim erkek aslında gelecekte isteyeceğim kişi mi? Evlendikten sonra başlıyorlar keşif yolculuğuna. ışte bu esnada sorgulamalar başlıyor ve görüyor ki doğru kişi değil, yanlış zaman yanlış kişi…
  2. Ego tatmini için anne olma; Kendine bir sor “ bu değişime hazır mısın?” ınsanlar doğası gereği değişime kolay adepte olamayabiliyorlar. Çalışan anneler özellikle 4. aydan sonra bebeğini evde bırakıp işe gittiklerinde kendilerini suçlar ve hep “ iyi bir anne değil miyim?” sorusunu sorarlar kendine. Evet, tam bebeğiniz ile yaşamaya adapte oldunuz şimdi de çalışan anne olmaya adepte olacaksınız ve bu geçici bir dönem. Bu dönemde kendinizi sorgulamaktan vazgeçin. Mutlaka çalışın ve iş hayatını bırakmayın. Bir anne, bir kadın evden bir iş yapmak için ve eve katkı sağlamak için çıkmalı. Bunu çocuğunuz gördükçe inanın size olan saygısı ve hayranlığı çok fazla olacaktır.   
  3. Tüm roller arasında denge kurun; Çalışan kadın ve annelik arasında denge kurmasını öğrenin. Bunu da doğru zamanda doğru yere odaklanarak yapabilirsiniz. ıyi bir zaman planlaması yaparak, çözüm odaklı ve pozitif yaklaşarak stresli bir durumla baş etmesini öğrenmelisiniz. Tabi ki planlar aksayıp bozulabilir ama bir yörüngede kalmalısınız.
  4. Ev + ış+ Özel Yaşam; Eve, kendinize ve işe ayırmanız gereken zaman için belirli bir oran vermek doğru olmayabilir, bu zaman planlamasını ihtiyaçlara göre yapacaksınız. Bu şekilde bir dengeyi bulabilirsiniz.

Stephen Covey’in “Etkili ınsanların 7 Alışkanlığı” kitabında önerdiği bir uygulama var:

Bir daire çizin ve  sekiz parçaya bölün. Her bir parça hayatınızın her bir anlamını temsil ediyor olarak düşünün. Çocuğunuz, kişisel bakımınız, eşiniz, kariyeriniz olarak adlandırın. Daha sonra her bir alanı sizdeki önem sırasına göre numaralandırın. Sonra bu resme bir bakın. Hayatınızda en fazla önem verdiğiniz alana aslında yeterince odaklanıyor musunuz? Düşünelim bakalım...

Aslında her şey fark etmeyle başlar ve sonrasında bakış açımızın yönünü değiştirir, insan tek yönlü olmamalı akılımızı da devreye sokarak akıl ve duygularla bir bütün oluşturabiliriz. Her ne olursa olsun tek amaç mutlu olmak. Mutluluk ise tamlık hissi ile ortaya çıkar.

Duygu Özdemir

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
Merhaba mutlumikrop Ailesi
+
Merhaba mutlumikrop Ailesi

Sevgili mutlumikrop okurları ben her hafta sizlerle gücünün farkına varmış ve kendini gerçekleştirmiş, hem sosyal hem de aile hayatında kendine, estetiğine ve ruhuna değer veren, ğitimli ve özgürlüğünü kazanmış kadınların bir gününü ele alacağım.

Özlem Suer ile İş, Moda ve Gelecek ...
+
Özlem Suer ile İş, Moda ve Gelecek ...

Aşık olduğu mesleği, eğitimini alarak yaşama şansına sahip bir moda tasarımcısı... Aynı zamanda akademisyenlik görevine de devam ediyor. "Romantik Tasarımların Kraliçesi" diyorlar Özlem Suer için...

Neslişah Alkoçlar ile Organik Beslenme ve Raya Üzerine...
+
Neslişah Alkoçlar ile Organik Beslenme ve Raya Üzerine...

Beni her zaman hayalleri, hedefleri olan, üreten, çalışan ve değer yaratan kişiler çok heyecanlandırmıştır. Neslişah Alkoçlar da bunlardan biri...