Alzheimer’ı Nasıl Önleriz?

Alzheimer’ı Nasıl Önleriz?

Unutkanlık hepimizin zaman zaman yaşadığı bir sorundur. Fakat, unuttuklarımızı hatırlamamız uzun sürmez. Çoğu stresli iş ortamı, yorgunluk gibi faktörlerden kaynaklanır. Bunlar basit unutkanlıklardır. Günlük yaşamımızı etkileyen bir problem değildir.

Alzheimer, yaş ilerledikçe unutkanlıkla ortaya çıkan, hafıza, konuşma gibi durumlarda sorunlar yaşanan, günlük yaşamın gerektirdiklerini uygulayamama gibi problemlere yol açan bir hastalıktır.

Alzheimer, sıklıkla 65 yaşın üzerindeki kişilerde görülür. Hem kadın hem de erkekte görülen bu hastalığın, kadınlarda biraz daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Yapılan araştırmalar, 65 yaşın üstündeki, ortalama her 15 kişiden birinde bu hastalığın görüldüğünü ortaya koymuştur. 80-85 yaşın üzerindeki, her iki kişiden birinde alzheimer görülmektedir.

Ayrıca bu hastalık sadece 65 yaşın üzerinde değil, kırk ve ellili yaşlarda da ortaya çıkmaktadır. Fakat diğer yaşlara göre sık karşılaşılan bir durum değildir.

Alzheimer hastalığını tamamen ortadan kaldırmak veya geriye döndürmek mümkün olmasa da erken tanı ve tedavi yöntemleriyle en azından hastalığın ilerlemesi durdurulmakta, temel hedef olan hasta ve yakınlarının yaşam kalitesi artırabilmektedir.

Beslenmemizde Dikkat Etmemiz Gerekenler

Yapılan araştırmalar, balıkta bulunan omega-3 yağ asidinin, beynin yaşlanmasını yavaşlattığı ve ilerleyen yaşlardaki kavrama, idrak etme ve zeka seviyelerine katkıları olduğunu gösteriyor. Aynı araştırmada, beslenmesinde yağlı balıklara yer veren veya balık yağı alan kişilerin zeka testlerinde %13 daha yüksek puan aldığı ve Alzheimer hastalığının oluşma olasılığının da daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Tüm balıklarda bulunan bu yağ asidi, somon, sardalye, uskumru, ton balığı, palamutlüfer, hamsi gibi balıklarda daha zengin miktarda bulunmaktadır.

Yapılan bazı araştırmalar da, vitamin ve minerallerin eksik alınmasına yol açtığı için fast food tarzı beslenmenin, depresyon, Alzheimer ve şizofreni gibi hastalıklara neden olduğunu savunmaktadır. Yemlerde kullanılan katkı maddeleri ve tarım ilaçlarının, hayvan organizmasında değişikliğe yol açmasıyla insanların, omega 6 adlı yağ asidini, omega 3'ten çok daha fazla tüketir hale geldiği ve bu dengesizliğe vitamin ve mineral eksikliği de eklenince, depresyon ve hafıza sorunlarının ortaya çıktığı düşünülüyor.

Alzheimer ve diğer mental hastalıkların önlenmesi ve gelişimin ilerlemesinde en önemli vitamin, B12 dir.Antioksidan vitaminlerin de Alzheimer hastalığının engellenmesinde olumlu etkileri olduğu düşünülmektedir. Özellikle E vitamini kullanımının yaşlı kadınlarda idrak azalmasını engellediği belirlenmiştir. Bunun yanında, demir ve çinko gibi minerallerin diyette arttırılması da bilişsel fonksiyonların artması yönünden önemlidir. Tam buğday unundan yapılan ekmek, B grubu vitaminlerinin de iyi kaynağıdır ki bunlar sinir hücrelerinin iyi çalışması ve beyni etkileyen toksik maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasında görev alırlar. Özellikle, B6, B12 ve folik asit, kanda 'homosistein' adı verilen bir maddenin yükselmesini baskılayarak, yaşlılarda yaygın olarak görülen bunama ve alzheimer hastalığının oluşmasını önleyebilmektedir. Yeşil yapraklı sebzeler, organ etleri, kavun, portakal, enginar, pancar, brokoli, bamya ve kuru baklagiller folik asitin en zengin kaynaklarıdır.

Bir diğer durum da, alzheimer hastalarında beyin plakalarında alüminyumun birikmesidir. Bunun da, bu kişilerin genel olarak kalsiyum ve magnezyumdan yetersiz bir diyetle beslenmelerine bağlı olduğu sanılmaktadır. Süt, peynir ve yoğurt gibi kalsiyum kaynağı besinlerin gençlik yıllarında yetersiz tüketilmesi halinde; beyin plakalarında yavaş yavaş alüminyum birikmekte ve alzheimer riski artmaktadır. Taze meyve ve sebzeler, içerdiği antioksidanlar ve 'folik asit' sayesinde beynin yaşlanmasını ve hücre hasarını önlerler.

Alzheimerdan Korunmanın Yolları

Dil yeteneğinizi geliştirin: Özellikle genç yaşlarınızda dil yeteneğinizi geliştirmek ileride alzheimer risklerini düşürür.

Zihninizi aktif tutun: Bulmaca çözmek, hikâye yazmak, satranç oynamak, okumak... Önemli olan beyni aktif tutmak, bu nedenle yaratıcı aktivitelerle ilgilenin. Zihinsel aktivitenizi sürekli hareketli tutan sosyal ortamlar içinde bulunun.

Egzersiz yapın: Egzersiz endorfin hormonunun salgılamasını artırarak insanı mutlu kılar, kasların daha düzgün çalışmasını sağlar. Sadece alzheimerdan değil kalp-damar hastalıklarından da sizi korur.

ıdeal egzersiz, düzenli yürüyüştür. Özellikle haftada 150 dakikayı bulan tempolu yürüyüşler yapın. ımkânı olanlar için yüzme çok iyi bir yöntem . Ayrıca fizyoterapistlerin kontrolünde ağırlık çalışmaları da hem kas gücünün korunması hem de kemiklerin korunması için çok yararlı.

Kolesterole dikkat: Yapılan çalışmalar yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, sigara, şişmanlık gibi olumsuz faktörlerin alzheimer hastalığı riskini artırdığını gösteriyor. Gerekli önlemler baştan alınmalı. Stresten uzak durun. Sağlıklı kolesterol değerleri için toplam kolesterolünüz 200 'ün altında, kötü kolesterolünüz 130'un altında, iyi kolesterolünüz de 50'nin üstünde olmalı.

Alkol tüketimine dikkat edin: Hafif ve orta dereceli alkol alzheimer hastalığından korurken; aşırı alkol tüketimi vasküler riskleri artırdığı için alzheimer hastalığı riskini de artırır.

Sigarayı bırakın: Alzheimer riskini artırdığı için sigaradan uzak durun.

 

Dyt.Hale Taşgın